"DERVİŞ"İN MÜZİĞİ

Kemal Karaöz/ Müzik

"Derviş" adlı sinema filminin bir Türk-İtalyan ortak yapımı olarak 2000 yılı sonbaharında çekilmesinden yıllarca önce, Meşa Selimoviç ismini ve "Derviş ve Ölüm" adlı romanı tanıyordum. Roman, bir sahaf dostumu dükkânında ziyaret ettiğimde adı yüzünden dikkatimi çekmişti. İlgilendiğimi gören dostum, Varlık Yayınları tarafından basılmış bu kitabı bana armağan etmişti. Romanı, bir filmi adeta kare kare izler gibi haz alarak okuduğumu hatırlıyorum.

Bu olayın ardından on yıl veya belki de daha fazla bir zaman geçtikten sonra günün birinde, Kaf Müzik'ten Mehmet Güntekin beni telefonla aradı ve Derviş adlı bir film projesinden bahsetti. Bu filmin sanat danışmanlığı ile ilgili fikrimi sordu ve ben de kendisine yardımcı olabileceğimi, ancak, bu konuda benden çok daha fazla bilgiye sahip olan Mehmet Fatih Çıtlak'ın da bu projede yer almasının çok yerinde bir karar olacağını söyledim.

Kararlaştırılan randevu gereği, ertesi gün Mehmet Fatih Çıtlak ve ben AFS Film'e gittik. AFS Film'in ortaklarından Sıddık Özpetek ve Asaf Özpetek, yönetmen Alberto Rondalli, Mehmet Güntekin ve yönetmen yardımcısı Rengin Arvay ile toplandık. Söz konusu film projesinin Boşnak yazar Meşa Selimoviç'in "Derviş ve Ölüm" adlı romanından uyarlanmış olduğunu öğrenmem, gerçekten sürpriz oldu. Bu romanı on küsur yıl önce okuduğumu söyledim. Alberto Rondalli de, 30 kadar dile çevrilmiş olan bu romanı sekiz yıl önce okuyup etkilendiğini ve sinemaya aktarmaya karar verdiğini anlattı. Beş yıl önce Kapadokya bölgesini turistik amaçla ziyaret ettiğinde bu bölgeyi, kafasında oluşturduğu filmin çekilebilmesi için çok uygun bulduğundan bahsetti. Proje iyice şekillenmeye başladıktan sonra da, çeşitli defalar bu bölgeyi ziyaret ederek filmin çekimi için gerekli mekânları tek tek tespit etmiş olduğunu ifade etti.

Proje hakkında yapılan uzun konuşmalardan sonra sohbet müzik çalışmalarımıza doğru kaydı. Son çalışmamızdan söz açıldı. Neyzen Sadreddin Öziçimi'nin bir çalışması olan ve Mehmet Fatih Çıtlak ile benim katkıda bulunduğumuz "Sultan-ı Aşk" adlı bu albüm üzerine konuşup içindeki müziği anlattıkça ilgilerini çekti ve dinlemek istediler. Yönetmen Alberto Rondalli "Sultan-ı Aşk"ın müziğini ve konseptini çok beğendi ve bundan başka neler yaptığımızı sordu. Bunun üzerine biz de kendisine yıllar önce yaptığımız "Simurg" adlı albümü dinlettik. Filmde kullanmak istediği müziğin bu anlayışta olması gerektiğini, bu müziğin kendisini gerçekten heyecanlandırdığını söyledi ve filmin müziğini yapmamızı rica etti. Bu projede çalışmaktan çok memnun olacağımızı belirterek, filmin müziğini Kaf Müzik adına yapmayı kabul ettik.

Mehmet Fatih Çıtlak ve ben filmin hem sanat danışmanlığını hem de müziğini yapacaktık. Ancak, aramızdaki iş bölümü bir süre sonra kendiliğinden ortaya çıktı. Mehmet Fatih Çıtlak sanat danışmanlığında, ben ise müzik çalışmasında yoğunlaştım ve yaptığımız işleri birbirimize anlatarak bağlantımızı koparmadan çalışmalarımızı tamamladık.

"Derviş ve Ölüm" 1900'lü yılların başlarında geçer. Filmin müziğinin o döneme ait bestelerden seçilmesi ve o döneme ait enstrümanlarla icra edilmesi gerekiyordu. Biz de öyle yaptık. Özenli bir çalışmayla eserleri belirledikten sonra, tanburda Özer Özel, kemençede Derya Türkan, viyolonselde Emrullah Şengüller ile birlikte müziklerin enstrümantal kısmını gerçekleştirdik. Vokal ve efektlerde ise Ahmed Şahin ve Mehmet Fatih Çıtlak görev aldılar. Müzik yönetmenliğinin dışında ney ve bendir enstrümanlarının icrası ile vokal çalışmalarda önemli görevler üstlendim.

Uzun, zor, fakat zevkli stüdyo çalışmalarımızın kayıt ve miksaj aşamasında, filmde anlatılan dönemin tınısını yakalayabilmek için büyük emek ve gayret harcadık. Kullandığımız, müzikle ilgili en küçük bir efekt bile gerçek ve akustikti. Hiçbir elektronik ögeye yer vermedik. Filmin ruhunu, ancak bu otantik yaklaşımla yakalayabileceğimizin farkındaydık. Tamamen Mevlevîlik ve tasavvuf kültürüne ait unsurları kullandık. Seçilen eserlerden kullanılan enstrümanlara, zikirlerden efektlere kadar her ayrıntı tasavvuf kültürüne ait müziğin parçası ve gerçek bir ifadesiydi. Doğaçlamalarda bile bu ayrıntı elden kaçırılmadı.

Filmin en önemli altyapı unsurlarından biri olduğuna inandığımız müziklerle ilgili çalışmamızda hedefimiz, o döneme ait tınıyı yakalamaktı; bunu başardığımızı, filmi izleyince anladım. Filmin atmosferine uygun müziği yakalamıştık. Özellikle filmi izledikten sonra, bir sinema filmi için yapılmış olmasına rağmen çalışmamızın, bir müzik yapıtı olarak da dikkat çekici bir özelliği yakaladığına iyice inandım. Filmin müziklerinin geniş versiyonlarının CD olarak basılması kararı, bu açıdan çok yerinde olmuştur. "Derviş"in sinemalarda gösterime girmesiyle eş zamanlı olarak KAF MÜZİK tarafından piyasaya sunulacak olan aynı adlı albümün, müzik dünyamız için de etkili ve önemli bir yayın olacağına inanıyorum.